Tütün kullanım bozukluğu önlenebilir ölüm nedenlerinin ilk sırasında yer almaktadır. Tütün dünyada yılda 8 milyon insanın ölümüne neden olmaktadır. Gerçekleşen ölümlerin ise yaklaşık olarak 1 milyonu pasif içicilikten kaynaklanmaktadır. Tütün kullanım bozukluğu, bireyin biyolojik, psikolojik ve sosyal açılardan sorunlar yaşamasına rağmen, tütün kullanımına tolerans kazanımı ile miktarının artması ve kullanmadığı zamanlarda da yoksunluk göstererek kullanıma tekrar dönmesi ile eşleşmiş bir. Günümüzde tütün ve diğer alkol ve madde bağımlılıkları bir “beyin hastalığı” olarak görülmeye başlamıştır. Bağımlılığı bir biyopsikososyal rahatsızlık olarak görülmesi de tedavi biçimlerinin gelişiminde pozitif etki yaratmıştır.
Alkol, madde ve tütün kullanım bozuklukları arasından kullanımı en yüksek miktarda olan bozukluk tütün kullanım bozukluğudur. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’ne göre ergenliğe geçiş aşaması ile 15 yaş üzeri insanlarda bu bozukluğun üç insandan birinde bulunmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TUİK) “Türkiye’de Sağlık Araştırması verilerine (2020) Türkiye Cumhuriyeti’nde yetişkinler arasında tütün kullanımının prevelansı 2016 yılında %26.5 iken, 2019 yılında %28’e ulaşmıştır; ve cinsiyetler arasında erkekler arasında %41,3 iken, kadınlar arasında %14.9 olduğu tespit edilmiştir.

.
Tütün Kullanım Nedenleri
Tütün kullanım bozukluğu bulunan insanlar kullanım nedenleri ile ilgili birden fazla neden sunmaktadır. Güne başlarken tütünün verdiği uyarıcı ve keyif verici etkiyi arzulamak, konsantrasyonunu artırdığını düşünmek, duygu durumlarını düzenlediğine yönelik inançlar özellikle bireylerin tütün kullanımını tetiklediğini belirttiği unsurlardır. Sigara ilk başlanma aşaması ki tütün kullanım bozukluğu bulunan insanların birçoğu tütün ürünlerine 18 yaş öncesinde başladığı bilgisi ile birlikte özellikle ergenlerde, yetersiz zarar algısı, tütün ürünlerine yönelik bilgi yetersizliği, kaygı ve depresyon, benlik algısının düşük olması, düşük benlik imajı gibi faktörler bireylerin tütüne başlamasında ve kullanımına devam etmesinde önemli rol almaktadır.
Tütün Kullanımının Yarattığı Sorunlar
Tütün kullanım bozukluğu üzerine yapılan çalışmalar, kalp hastalıkları, KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı), kanser tipleri (özellikle akciğer kanseri), tüberküloz gibi hastalıkların riskleri bu bozukluğa bağlı olarak önemli derecede artırmakta ve hayat kalitesini ve yaşam süresini azaltmaktadır.
Ruh sağlığı açısından tütün kullanım bozukluğu incelendiği zaman gerçek bir halk sağlığı sorunu olarak ele almak mümkündür. Yaşam kalitesini ve süresini aşağı çekmesi durumu ile psikolojik rahatsızlıkların komorbitesi birleştiği zamanlarda bireylerin işlevselliğini olumsuz etkileme miktarı giderek yükselmektedir. Yapılan bir çalışmaya göre psikiyatrik rahatsızlığı bulunan insanların sigara kullanımının daha yüksek olduğu görülmüştür.

.
Tütün Kullanım Bozukluğunun Tedavisi
Bu bozukluğun tedavisi, çeşitli tedavi yaklaşımları ve terapiler kullanılarak gerçekleştirilir.
Tütün kullanım bozukluğu tedavisi, genellikle psikososyal terapiler, ilaçlar veya bir kombinasyonu ile yapılır. Psikososyal terapiler arasında bireysel terapi, grup terapisi, davranışçı terapi, bilişsel davranışçı terapi ve motivasyonel söyleşi yer alır. Bu terapiler, kişinin sigara içme alışkanlıklarını değiştirmesine yardımcı olmak için stratejiler ve destek sağlar.
İlaç tedavisi, nikotin bağımlılığından kurtulmak için nikotin yoksunluğunu hafifletmeye yardımcı olan bir dizi ilaç içerir. Bu ilaçlar arasında nikotin sakızı, nikotin bantları, nikotin spreyleri, nikotin inhalörleri ve nikotin tabletleri yer alır. Nikotin bağımlılığından kurtulmaya yardımcı olan diğer ilaçlar arasında bupropion ve vareniklin bulunur.
Tütün kullanım bozukluğunun tedavisi kişiye özgü olmalıdır. Tedavinin etkililiği, kişinin kullanım miktarı, kullanım süresi ve bağımlılık düzeyine bağlı olarak değişebilir. Tedavinin başarısı için tedaviye erken başlanması ve kişinin tedaviye uyum sağlaması önemlidir.
Sonuç olarak, tütün kullanım bozukluğu tedavisi, psikososyal terapiler, ilaçlar veya bir kombinasyonu kullanılarak gerçekleştirilir. Tedavinin etkililiği, kişinin kullanım düzeyine bağlı olarak değişebilir ve tedaviye erken başlanması önemlidir.
Konuyla İlgili Destek Alabileceğiniz Psikoloğumuz
Psikolog Gökhan SEYHAN
Ergen ve Yetişkin Danışmanı
